DOĞRU TAHLİL SONUÇLARI ELDE ETMEK İÇİN NELERE DİKKAT ETMELİYİM?

DOĞRU TAHLİL SONUÇLARI ELDE ETMEK İÇİN NELERE DİKKAT ETMELİYİM?

DOĞRU TAHLİL SONUÇLARI ELDE ETMEK İÇİN NELERE DİKKAT ETMELİYİM?

Muayene bulguları ile beraber laboratuvar bulguları bir arada hastanın durumu hakkında klinisyene bilgi sağlar. Tanı ve tedavinin takibi açısından sonuçların güvenilirliği önemlidir.

Tıbbi laboratuvarlarda, hastaya ait kan, idrar, gaita, vücut sıvıları örnek materyali olarak kullanılarak yüzlerce test çalışılabilir. Hangi testin çalışılacağı hastanın şikayetleri ve klinik bulguları doğrultusunda belirlenir.

 

Hasta örneğinin laboratuvardaki yolculuğu 3 evreye ayrılır;

1.evre (analiz öncesi/preanalitik); hastanın hazırlanması, test için gerekli örneğin doğru bir şekilde alınması, örneğin çalışma alanına gönderilmesi

2.evre (analitik); testin çalışılması

3.evre (analiz sonrası/postanalitik); sonuçların raporlanması

 

Analiz ve analiz sonrası evreler, tecrübe artışı ile hata kaynaklarını tahmin ederek, teknolojinin ilerlemesi, kalite kontrol basamaklarının standardizasyonu ile sıkı kontrol altına alınır ve hata kaynakları en aza indirilir.

 

İstatistiksel değerlendirmeler, sonuçları etkileyen laboratuvar hatalarının büyük çoğunluğunun analiz öncesi (preanalitik) evre olarak adlandırılan birinci evrede geliştiğini göstermektedir.

Analiz öncesi evreyi de kendi içinde 3 aşamaya ayırabiliriz;

Örneğin alınmasından önce; hasta ile ilgili kontrol edilebilir ya da kontrol edilemez faktörleri içerir. Yazımızın dikkat konusu da işte bu evredir.

Örneğin alınması; test için gerekli doğru tüplerin/kapların seçilmesi, etiketlenmesi, talimatlara uygun olarak örneklerin alınması aşamalarını içerir

Örneğin alınmasından sonra; alınan örneklerin çalışma alanına doğru bir şekilde transfer edilmesi, örneklerin kabul/ret kriterlerine göre kabulünün yapılması ve çalışmaya hazır hale getirilmesi aşamalarından oluşur. Bu aşamada pıhtılı, hemolizli örnekler reddedilir.

Bütün bu aşamaların talimatlara uygun olarak gerçekleşmesi doğru sonuç için büyük önem taşımaktadır. Uygunsuzluk durumunda klinik ile uyumlu olmayan, beklenmedik sonuçlar elde edilebilir.

 

Test için hastanın hazırlanması, testin gerektirdiği koşulların sağlanması önemlidir. Değiştirilebilir koşullar konusunda hasta bilgilendirilir. Test, açlık gerektirebilir. Kendini aç hissediyor olmak, kahvaltıda az yemiş olmak açlık koşulunu sağlamaz. Bunun için akşam 21:00’dan sonra herhangi bir şey yenip içilmez, 10-12 saatlik açlık sonrası örnek alınır. Test için özel diyet gerekebilir, son 3 gün içinde alkol almamış olmak gerekebilir, aşırı egzersiz bazı test sonuçlarını fazlasıyla etkileyebilir. Bazı testlerin sabah sonucu ile akşam sonucu arasında belirgin farklılıklar görülebilir. Bunlar bir noktaya kadar kontrol altına alınarak, uygun koşul sağlandıktan sonra örnek alınabilir. Bazı faktörler vardır ki bunlara müdahale etmek mümkün değildir. Bu durumda hangi faktörlerin hangi testleri etkilediğinin bilinmesi sonucun yorumlanması sırasında çok büyük önem taşır.

Acil durumlarda ve özellikle günümüz şehir yaşamı koşullarında, zaman, mekan gibi sorunlar nedeniyle bazen, bazı kurallar ihlal edilebiliyor. Örnek verilirken test için yerine getirilememiş gerekli ön koşulunuz varsa mutlaka tıbbi laboratuvar uzmanı ve hastanın klinisyeni tarafından bilinmesi ve buna göre sonuçların yorumlanması gerekir. Patolojik test sonuçlarının varlığında tanı koymadan önce testin gerektirdiği ön koşulların sağlanmasından sonra testin tekrar edilmesi tanının ve tedavinin yanlış yönlendirilmesine engel olur

Test sonuçlarını etkileyen faktörler ve bu faktörlerle ilgili birkaç örneği sizinle paylaşıyorum.

 

HASTA İLE İLİŞKİLİ FİZİKSEL FAKTÖRLER;

*Egzersiz; süresi, şiddeti ve egzersizi yapanın sağlık durumuna göre farklı düzeylerde test sonuçları etkilenir. Örneğin şiddetli egzersiz sonrası plazma Laktat düzeyi 10 kat artar. Kas enzimlerinde artış görülür vb.

*Diyet; birçok maddenin düzeyini etkiler. Diyetin içeriğine (yüksek proteinli, karbonhidratlı, yağlı, vejeteryan) göre etkileri değişir. Uzun süreli açlık ve oruç da vücut bileşenlerinin miktarını etkiler

*Zihinsel ve fiziksel stres; Örnek alma sırasında yaşanabilecek stres bile ılımlı düzeyde de olsa test sonuçlarında değişime yol açar

*Postür; vücut sıvı bölümlerinin hacminde değişikliğe yol açar. Ayaktaki birinin kan hacmi yatar durumdakine göre 700 ml daha azdır.

*Yaş; Kanın bileşenleri ve miktarları yaşla birlikte farklılık gösterir. Yenidoğan, çocukluk, ergenlik ve yaşlılıkta birçok testin referans değerleri farklılık gösterir. Örneğin yenidoğanın bilirubin düzeyi yetişkin için hastalık göstergesi olabilir.

*Cinsiyet; Ergenlik başlangıcına kadar kız ve erkek çocuklardaki farklılıklar küçük düzeydedir. Ergenlikle birlikte bazı testlerde belirgin farklılıklar oluşur. Örneğin; erkeklerde testosteron yüksek, kadınlarda östrojen yüksek gözlenir. Cinsiyete göre bazı testlerin referans değerleri farklılık gösterir

*Gebelik; Döllenme sonrası 6 gün içinde kanda gebelik testi olarak bilinen hCG düzeyinde artış görülür. Anne kanında plasental kaynaklı yeni ürünler saptanabilir, taşıyıcı proteinler artar vb

*İlaç kullanımı; ilaçların etki mekanizmasına bağlı olarak vücut bileşenlerinde değişiklik gözlenebilir

*Irk; siyah ırkta, beyaz ırka göre serum globulin, CK, LDH enzim düzeyleri daha yüksek bulunur

*Kişisel alışkanlıklar; kafein, sigara, alkol

*Vücut ağırlığı; ağırlık artışı ile birlikte ürik asit artar, fosfor azalır. Obezlerde İnsülin konsantrasyonu artar vb

ÇEVRESEL FAKTÖRLER;

*Yüksek rakımda yaşamak; eritrosit sayısı, eritrosit hacmi, hemoglobin miktarı artar vb.

*Çevresel Sıcaklık; ani ısı artışları vücut sıvı dağılımını ve bileşenlerin miktarını etkiler.

*Coğrafik Özellikler; yaşanılan bölgedeki suların sertliği, bölgede madenlerin bulunması, sanayi bölgesinde ya da trafikten yoğun bölgede yaşamak

DÖNGÜSEL BİYOLOJİK VARYASYONLAR;

Vücut sıvılarındaki maddelerin miktarlarında günün, haftanın, ayın veya yılın belli zamanlarında beklendiği şekilde meydana gelen değişikliklere “siklik varyasyon” (döngüsel değişiklik) adı verilir. Bu döngüsel değişiklikler biyokimyasal ritimlerle ilgilidir.

Gün içindeki değişiklikler ‘Sirkadiyen ritim’ olarak adlandırılır. Örneğin serum demir konsantrasyonu saat 08.00 ile 14.00’arasında %50 değişebilir. Kortizol’un saat 08.00 ve 16.00 ‘daki miktarları belirgin farklılık gösterir. Mevsim döngüleri, uyku ritmini değiştiren seyahatler vücuttaki madde miktarlarında değişime yol açar. En belirgin değişiklik kadınların menstrüel döngülerinde gözlenir, hormon miktarları değişir ve buna bağlı başka değişiklikler de meydana gelir

HASTA İLE İLGİLİ DURUMLAR;

*Ateş; İnsülin, büyüme hormonu, glukagon, Anti diüretik hormon salgılanması artar vb

*Şok ve Travma; Kortizol konsantrasyonu 5 misli kadar artabilir. Renin, İnsülin, büyüme hormonu, glukagon artar, kan şekeri artar vb

*Kan transfüzyonu; eritrosit, plazma, trombosit gibi hastaya verilen bileşene bağlı olarak değişir. Örneğin tekrar eden kan transfüzyonu demir düzeyinde artışa neden olur

 

Uzm. Dr. Nazife Kılıçaslan Dereli

Biyokimya