• Girişimsel Radyoloji

Girişimsel Radyoloji

(Ameliyatsız Tedavinin Geleceği)

Girişimsel Radyoloji,  tıbbi görüntüleme yöntemleri (Ultrason, BT, MR ve Anjiyo) kılavuzluğunda vücudumuzdaki hemen her organda karşımıza çıkabilecek hastalıkların tanı ve tedavisinde, bilinen yöntemler dışında farklı metod ve teknikleri kullanan bir bilim dalıdır. 

Girişimsel Radyoloji işlemleri, hedefe yönelik tanı ve tedavilerdir; bu sayede başarı oranı yüksektir. Yapılan işleme bağlı ortaya çıkabilecek yan etkiler, diğer uygulamalara oranla daha azdır. Girişimsel Radyoloji uygulamalarında; hastalara büyük cerrahi kesiler yapılmadığı ve genel anestezi ihtiyacı daha az olduğu için işlem sonrası bunlara bağlı olabilecek ciddi yan etkilerle karşılaşılmaz. Dolayısıyla hastanın hastanede kalış süresi kısalır. 

Girişimsel radyolojik işlemler, diğer tedavi yöntemlerinden farklı olarak tekrarlanabilir işlemlerdir. Ayrıca, bazı hastalıkların tedavisinde cerrahi ya da tıbbi tedavi seçenekleri kalmadığında, girişimsel işlemler tek seçenektir. 

Girişimsel Radyoloji işlemleri, bir organ veya bölgedeki lezyonun tanısını koymak için yapılabilecek biyopsi girişimlerinden, tedaviyi yapmak üzere damar içinden (vasküler) veya dışından (nonvasküler) girişimlere kadar oldukça geniş bir alanda uygulanmaktadır.

Girişimsel Radyoloji:  Damar içi (Vasküler) İşlemler 

A) Beyin (serebral) damarlarına yönelik yapılan işlemler

1.Serebral anevrizma(baloncuk) embolizasyonu: Beyin damarlarından gelişen anevrizmaların, anestezi eşliğinde, anjiyo cihazı yardımıyla, genellikle kasık atardamarından girilir. Beyin damarlarındaki anevrizmanın içine mikrokateterler ilerletilir. Bu kateterler içerisinden de anevrizma içerisine metal sarmallar (koil) yerleştirilir veyastent yerleştirilerek anevrizmakapatılır.

2.Serebral arteriyovenöz malformasyon (Damar yumağı-AVM) tedavisi: Bu tedavide de anestezi eşliğinde, anjiyo cihazı yardımıyla, genellikle kasık atardamarından girilir. Beyin damarlarındaki AVM’lerin merkezine bir mikrokateter aracılığıyla ulaşıldıktan sonra AVM(damar yumağı)tıkayıcı özellikteki sıvı ajanlarıyla kapatılarak tedavi edilir.

3.Beyin inmesi (serebral stroke) tedavisi: İnme bir “beyin krizi” dir. Beyni besleyen atardamarlardaki pıhtı atmasına bağlı gelişen ani tıkanıklıklardır. Beyin inmelerine yol açan boyun ve beyin atardamarlarındaki bu pıhtıların tedavisinde, anjiyo cihazı yardımıyla, genellikle kasık atardamarından girilir. Bu tıkanıklıklar , mikrokateterler ile beyindeki tıkalı damara ulaşıldıktan sonra pıhtı eritici ajanlarla eritilerek (trombolizis) veya pıhtı çıkarıcı stentlerleçıkarılarak tedavi edilir.    

4. Beyin damarlarındaki darlıkların balon ve stent yerleştirilerek açılması: Özellikle Karotis arterlerin (şah damarları) kritik darlıklarının stent ile açılma işlemidir. Karotis darlıklarının inme oluşturma riski nedeniyle tedavisi gereklidir. Hem şahdamarının hem de beyin damarlarının darlıklarında yine kasıktaki atardamara iğne deliğinden girilerek anjiyoda işlem yapılır. Bu darlıklar balonla genişletilip stent yerleştirilerek tedavi edilir.

5. Venöz örnekleme: Hipofiz ve paratiroid adenomlarının yerleşimini ve hormon salınımını ortaya koymak için yapılan tanısal anjiyografik işlemdir. 

6. Beyin tümörlerinin veya tümöre bağlı kanamaların embolizasyonu: Bazen yapılacak açık ameliyatlar öncesinde, kanama sorunlarının önüne geçmek için beyin tümörlerinde de damar içerisinden , tümörü besleyen damarlar tıkanarak tedaviler uygulanmaktadır.

B) Vücut Damarlarına yönelik girişimsel İşlemler

1.Balon anjiyoplasti ve stentleme: Atardamar ya da toplardamarlarda oluşan darlık veya tıkanıklıkların, anjiyo cihazı eşliğinde, sadece balon, balon ve stentin birlikte kullanılması ya da sadece stent yerleştirilerek tedavi edilmesidir. Bu işlemler iğne deliği kadar bir damar giriş yerinden ameliyatsız yapılmaktadır.

2. Aterektomi/Trombektomi:Damarlarda gelişen ani tıkanıklıklarda, yine anjiyo cihazı yardımıyla ve özel kateterler kullanılarak, tıkanıklığa neden olan pıhtılar temizlenebilir.

3.Kitle embolizasyonları: Atardamardan fazla beslenen kitlelerin kanlanması özel maddeler kullanılarak kesilir ve mevcut kitlenin küçülmesi sağlanır. Bu da kitleye ait şikayetlerin ortadan kaybolmasını ya da azalmasını sağlar. Bazı durumlarda ise tıkama işlemi sonrası mevcut kitle ameliyat edilir. Bu tıkama işlemi hastanın ameliyat sırasında daha az kan kaybetmesini sağlar.
4.Anevrizma embolizasyonu: Atardamar ya da toplardamarlarda ortaya çıkan baloncuklaşmaların (anevrizma) özel tıkayıcı maddeler kullanılarak açık cerrahi olmadan tedavi edilmesidir.

5.İnferior vena kava filtresi yerleştirilmesi: Bacak toplardamarlarındaki pıhtıların koparak akciğere gitmesini engellemek için vücudun anatoplardamarına (inferior vena kava) pıhtı parçalarını tutan özel filtre sistemleri yerleştirilir.

6.Arteriovenöz malformasyon ve fistül tedavileri: Doğumsal olarak bulunan ya da sonradan gelişen damar yumakları (arteriovenöz malformasyon) ya da atardamar ile toplardamar arasındaki istenmeyen kısayolları (fistül) özel tıkayıcı maddeler kullanılarak tedavi edilir.

7.Transarteriyel kemoembolizasyon(TAKE): Bu işlem ile yoğun damarsal beslenmesi olan tümörlere(özellikle karaciğerdeki tümörler) kemoterapi vermek ve besleyici damarlarını tıkamak amaçlı yapılır.Bu tedavi ile tümörün küçülmesi sağlanır ve kemoterapötik ilacın yan etkileri azaltılmış olur. Tedavi kasıktaki atardamardan iğne deliğinden girilerek özel kateterler aracılığıyla yapılır.

8.Radyoembolizasyon(TARE): Nükleer tıp bölümü ile birlikte karaciğer primer tümörleri (HCC ve Kolanjiyokarsinom) ve metastazlarının tedavisinde, yitrium 90 mikrosferlerle intraarterial radyonüklid tedavi- radyoembolizasyon uygulanır. Tedavi tekniği TAKE’de olduğu gibi anjiyoda ve kasıktaki atardamardan iğne deliğinden girilerek özel kateterler aracılığıyla yapılır.

9.Transjuguler intrahepatik portosistemik şant (TİPS): Portal hipertansiyonun tedavisi amacıyla boyun veninden (juguler ven) giriş yapıldıktan sonra karaciğerde hepatik ven ile portal ven sistemi arasına stent yerleştirilerek şant oluşturma işlemidir. Bu işlem sonrası portal sistemdeki basınç düşürülür.

10.Bacak varislerinde Endovenöz lazer ablasyon: Bacak toplardamarlarındaki kapakların yetersiz çalışması sonucu ortaya çıkan ve rahatsızlık veren varisler, damar içerisinden, lokal anestezi ile görüntüleme kılavuzluğunda lazer kateteri yerleştirilerek, ameliyatsız olarak tedavi edilir.

11.Miyom Embolizasyonu:Miyomlar, rahimde(uterus) yerleşeniyi huylu kitlelerdir. Kanlanmalarının fazla olması nedeniyle, düzensiz adet kanaması, kasık bölgesinde ağrı ve kan değerlerinde(hemoglobin) azalmaya neden olurlar. Myom embolizasyonu ameliyatsız bir tedavi yöntemidir. Kasık atardamarından girilerek rahimdeki myomu besleyen damarlar, mikrokateter denen ince borucuklarla bulunur ve tıkayıcı maddeler verilerek kapatılır.

Girişimsel Radyoloji:  Damar dışı (Nonvasküler) İşlemler

1. Perkütan Biyopsiler: Çeşitli dokulardaki lezyonlardan görüntüleme eşliğinde, lokal anestezi uygulanarak biyopsi yapılır ve örnek alınır.Bu şekilde lezyonların karakterlerinin anlaşılması sağlanır(ince iğne aspirasyon biyopsisi ve kalıniğnebiyopsisi).

2. Perkütan apse ve koleksiyon drenajları: Karın boşluğu ve göğüs boşluğunda yer alan apselerin (iltihap içeren sıvı) ve koleksiyonların (iltihap içermeyen vücut sıvıları) kateter olarak adlandırılan özel olarak üretilmiş ince hortum benzeri aletlerle, lokal anestezi uygulanarak görüntüleme(Genellikle US ve BT)kılavuzluğundaboşaltılmasıişlemidir.

3.Perkütan basit kist ve kist hidatik tedavileri: Karın ve göğüs boşluğunda yer alan dokuların kendisinden kaynaklanan basit kistik yapılar ya da parazitlerin sebep olduğu kistler boşaltılır. Örneğin halk arasında kedi ve köpekten geçtiği söylenilen “Kist Hidatik” hastalığı ameliyatsız olarak geliştirilen girişimsel radyolojik tekniklerle tedavi edilmektedir.

4.Perkütan biliyer drenaj ve biliyer stent yerleştirme işlemleri: Safra yollarınıntümör veya başka nedenlerle tıkanıklığı durumunda sarılık ile karşılaşılır. Bu durumda, safra sıvısı katater aracılığıyla vücut dışına alınır. Bazen de safra sistemi içerisinde dar/tıkalı olan bölgeye balon ile genişletme işlemi veya “stent” adı verilen metalik borucuk yerleştirilerek safra akışının vücut içerisinde normalde akması gereken ince barsağa sorunsuz olarak geçişi sağlanır. 

5.Perkütan kolesistostomi: Safra kesesinin cerrahi operasyonla alınamadığı ya da bir süre için ameliyat olamayacak hastalarda yine katater yardımıyla safra kesesi içerisindeki yoğunlaşmış ve iltihaplı safra dışarıya boşaltılır.

6.Perkütan nefrostomi: İdrar yollarının önünde bir engel olduğu ve idrarın böbrek toplayıcı sistemi içerisinde birikerek böbrekte genişlemeye yol açtığı durumlarda özel kateterlerle idrar dışarı alınır ve böylece böbreğin hasar görmesi engellenir.

7.Perkütan double-J stent yerleştirilmesi: Böbrek ile idrar torbası (mesane) arasında darlık olan ve ameliyat edilemeyen hastalarda böbrek ile mesane arasına double-J stent yerleştirilerek sürekli idrar akışı sağlanır.

8.Perkütan gastrostomi: Ağızdan yiyecek alamayan hastalarda, görüntüleme eşliğinde, bir kateter ciltten mideye yerleştirilir ve hastanın mideden beslenmesi sağlanır.

9.Perkütan çölyak ganglion blokajı: Kanser hastalarında ağrıyı azaltmak ya da hastanın ihtiyaç duyduğu ağrı kesici miktarını azaltmak için görüntüleme yöntemleri eşliğinde karın içerisindeki ağrı merkezlerine ilaç verilerek ağrı tedavisi uygulanır.

10.Perkütan tümör ablasyonu (RFA ve mikrodalga ile yakılması): Kanserli hastalarda tümörlerin yüksek ısı ile yakılarak kontrolü sağlanır. Bu işlem karaciğer ve akciğerin primer (kendine ait) ve sekonder (başka bölgedeki tümörün yayılımı) tümörleri ile böbrek, bazı kemik tümörlerinde uygulanır. Kanser hastalarının tedavisinde önemli bir yöntemdir.

11.Vertebroplasti, kifoplasti:  Vertebra kemiklerinde (omur kemikleri) osteoporoz ve hemanjiyom gibi durumlarda çökme kırıkları oluşabilir. Güçlendirici kemik çimentosu, çökme olan kemik içerisine iğne ile girilerek verilir. Bu işlem ile kemik bütünlüğünün ve çevre dokuların daha fazla zarar görmesi engellenmiş olur.

Doç.Dr.Volkan ÇAKIR

İzmir Tınaztepe Galen Hastanesi Girişimsel Radyoloji Bölümü

Sizi Arayalım